Posts Tagged ‘diş’

Kanal Tedavisi

Hiçbir yapay diş doğal dişin yerini tutamaz. Bu nedenle diş hekimliğinde amaç dişlerin sağlıklı bir şekilde ağızda kalmasını sağlamaktır.

Uygulanan tedaviler sırasında mümkün olduğunca diş canlı olarak korunmaya çalışılır. Ancak diş pulpasının canlı olarak tedavi edilip korunması mümkün değilse, kanal tedavisi uygulanır. Kanal tedavisinde dişin sinir dokusu çıkartılarak, bu boşluk şekillendirilir, mekanik ve kimyasal olarak temizlenir ve kök ucuna kadar kanal dolgu maddeleri ile doldurulur.

 HANGİ DURUMLARDA DİŞ PULPASININ CANLI OLARAK TEDAVİ EDİLİP KORUNMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR?

Dişteki çürük tedavi edilmediği takdirde zamanla ilerleyerek dişin sinirine kadar ulaşır ve pulpanın iltihaplanmasına neden olur.

Pulpa iltihabı, zaman geçtikçe yavaş yavaş pulpanın nekrozuna-ölmesine neden olur. Nekroz, travma sonucunda da nekroz gelişebilir. Ani travmalara bağlı olarak kök ucundan giren damarlarda meydana gelen kopma, çatlama veya sıkışma sonucunda pulpa beslenemez ve bir süre sonra nekroze olur. Belirli bir süre sonra mikroorganizmalar nekroze pulpanın içinde üremeye başlarlar. Zamanla mikroorganizmalar kök etrafındaki dokuları da etkileyerek kök ucunda iltihap oluşmasına neden olur.

Periodontal hastalıklarda oluşan dişeti ceplerine bağlı olarak dişin içindeki yan kanallar vasıtasıyla pulpa etkilenebilir.
Yukarıda saydığımız durumlarda diş pulpasının canlı olarak korunması mümkün değildir. Bu nedenle kanal tedavisi uygulanır.

 KANAL TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?

Ağrı ve acı hissetmenizi engellemek için, uygun anestezi ile dişte uyuşukluk sağlanır.
Dişteki çürük temizlenerek dişin sinirine ulaşılır. Sinir ve doku artıkları temizlenir.
Kanal boyunu tespit etmek için dişinizin içine kanal aleti yerleştirilerek röntgen alınır. Kanal boyu rehberliğinde, kök ucuna kadar kanal şekillendirilir. Mekanik olarak ve uygun kimyasallar kullanılarak bütün artıklar ortamdan uzaklaştırılır.
Tam iyileşme gerçekleşene kadar seanslar arasında kanalın içi ve diş geçici dolgu maddeleri ile kapatılır.
Tamamen iyileşme sağlandıktan sonra, kanal uygun dolgu maddeleri kullanılarak, kök ucuna kadar doldurulur.
Kanal tedavisi tek seansta tamamlanabileceği gibi dişin durumuna göre birkaç seans da sürebilir.

 KANAL TEDAVİSİ YAPILMAZSA NE OLUR?

Çürük, travma veya periodontal hastalık nedeniyle diş pulpasının hasar gördüğü durumlarda diş canlılığını kaybeder ve zamanla enfeksiyon bütün dişe yayılır. Diş bu durumda tedavi edilmezse, enfeksiyon kök çevresindeki dokuları etkileyerek, kemiğin o bölgede erimesine neden olur. Kemikte oluşan bu boşlukta apse meydana gelir. Apse, şişlik ve ağrı ile birlikte seyreder ve diş kısa zamanda kaybedilir.

 KANAL TEDAVİSİ YAPILAN BİR DİŞİN ÖMRÜ NE KADARDIR?

Kanal tedavisi uygulanmış bir diş canlılığını kaybettiği için her ne kadar daha zayıf olarak görülse de, iyi bir şekilde restore edilirse ve kişi yeterli ağız hijyenini sağlarsa ömür boyu ağızda kalabilir.

Posted on Kasım 19th, 2007 by sevinc  |  No Comments »

İmplantlar (Diş Ekimi)

Yirmibirinci yüzyılda diş hekimliğinde en çok çalışılacak olan protez tedavi metodu diş implantlarıdır. Diş implantlarının doğal dişlere en uygun alternatif olması, hareketli protezlere göre daha iyi konuşma ve çiğneme fonksiyonu sağlaması en önemli özellikleridir.

DİŞ İMPLANTI NEDİR?

Diş implantları ağızda eksik olan dişlerin yerine konması amacıyla, özel materyallerden hazırlanan, yapay diş kökleridir. İmplantlar çene kemiğine basit bir operasyonla yerleştirilmektedir.

İMPLANTLARIN ÖMRÜ NE KADARDIR?

Günümüzde otuz yılı aşkın klinik takipleri yapılan implantlar bulunmaktadır. Teknoloji ilerledikçe, her geçen gün yani materyaller kullanıma sunulmaktadır. Çene yapınıza uygun implantın seçimi hakkında doktorunuz sizi bilgilendirecektir.

 DİŞ İMPLANTI UYGULAMASININ SINIRLAMALARI NELERDİR?

İmplant genel sağlık durumu iyi olan her hastaya uygulanabilir. Kemik gelişimi tamlanmamış genç bireylerde tercih edilmemektedir. Diş implantlarının uzun ömürlü olabilmesi için, etrafında belirli kalınlık ve boyutta sağlam çene kemiği bulunması gerekir. İmplant uygulaması için üst yaş limiti yoktur.

 OSSEOİNTEGRASYON

Diş implantlarının çiğnemeyle oluşan basınçlar karşısında sağlıklı olarak kalabilmesi için, çene kemiği ile tam bir uyum içinde bulunması gerekir. Yerleştirilen implantın çevresinin tam olarak kemikle sarılması osseointegrasyon olarak adlandırılır. Osseointegrasyon için, operesyon türü, bölgesi, hastanın yaşı ve sağlık durumuna göre operasyondan sonra en az 3, en fazla 6 ay gibi bir süre gereklidir. Bu süre tamamlanınca, uygun implant üstü protez yapılır.

 DİŞ İMPLANTININ YERLEŞTİRİLMESİ

Diş implantı yerleştirme operasyonu, uygun bir anestezi kullanılarak yapılır, hasta herhangi bir ağrı duymaz. İmplantın yerleştirildiği gün hissedilen sızı da, alınacak basit ağrı kesicilerle önlenebilir ki bu sızının diş çekiminden sonra duyulan sızıdan farklı olmadığı gözlemlenmiştir.

 İMPLANTLARIN BAKIMI

Diş implantlarının uygulanmasından sonra hasta tarafından temizliği tedavinin bir parçası olarak görülmelidir. Vücuda göre yabancı cisimler olduğu düşünülürse, diş implantlarının bakım, temizlik ve kontrollerinin doğal dişlere göre daha fazla önem arz ettiği aşikardır. İmplant üstü kullandığınız proteze göre, uygulayacağınız temizlik ve bakım, doktorunuz tarafından size anlatılacaktır.

 DİŞ İMPLANTLARI ÜZERİNE UYGULANACAK PROTEZLER

İmplant üzerine yapılacak protez dişler, tıbbi zorunlulukları yerine getirecek koşullar mevcut ise, sizin ihtiyacınız ve isteğiniz doğrultusunda, hem hareketli hem de sabit olarak uygulanabilmektedir. Kaybedilen her diş için bir tane diş implantı yerleştirilmesi gerekmez. Çoğu zaman bir diş implantı köprü ayağı olarak kullanılarak, eksik olan iki yada üç dişin vazifesini görebilmektedir. Size uygun protez ve implant planlaması, yapılan tetkikler ve röntgen incelemesinden sonra doktorunuz tarafından anlatılacaktır.

 İMPLANT TEDAVİSİNDE OLUŞABİLECEK RİSKLER

İmplant operasyonlarında, ağız içinde uygulanan cerrahi işlemler de rastlanabilecek risklerin dışında bir risk söz konusu değildir. Bunlar, erken zamanlarda enfeksiyon ve allerji kreaksiyonlar, sonraki dönemlerde ise, ağız hijyeninin yerine getirilmemesine bağlı olarak ortaya çıkacak problemlerdir. Erken dönemde ortaya çıkan sorunlar operasyondan sonra uyulması gereken kuralların yerine getirilmesi ile, geç dönemde ortaya çıkan sorunlar ise ağız bakımına dikkat edilmesi ile en düşük seviyeye indirgenir.

Vücudun implantı reddetmesi durumunda (araştırmalara göre %3.89), diş implantı diş çekimine benzer bir işlemle çıkarılmaktadır. Çene kemiğinin iyileşmesini takiben ya tekrar implant uygulanır, ya da klasik tip protezlerle bölge restore edilir.

 DİŞ İMPLANTLARININ AVANTAJLARI

Daha estetik bir görüntü elde edilir.
Hareketli protez kullanımı zorunluluğu ortadan kalkar.
Dişsiz ağızlarda bile sabit protez kullanma şansı ortaya çıkar.
Yeterli kemik desteği olmadığı için oynayan hareketli protezlerde, gerekli tutuculuk sağlanabilir.
Üst total protezlerin damağı kapatan tasarımından dolayı oluşan tad alma duyusunun azalması ve mide bulantısı gibi sorunlar ortadan kaldırılmış olur.
Daha iyi bir çiğneme fonksiyonu ve buna bağlı olarak daha sağlıklı ve dengeli beslenme sağlanır.
Kişi özgüvenini geri kazanır. 
 
DİŞ İMPLANTLARININ DEZAVANTAJLARI

İmplant materyallerinin yüksek teknoloji ile üretilmesi ve kullanılan malzemelerin ithal olması nedeniyle, maliyeti klasik protezlere göre daha yüksektir.
Protez uygulanabilmesi için implantın osseointegrasyonu beklenir.
İmplant yerleştirildikten sonra ağız bakımı ve temizliğine özen gösterilmesi gerekir.
Hastanın genel sağlık durumunu etkileyen ciddi bir rahatsızlığının olmaması gerekir. (Kontrol edilemeyen şeker hastalığının bulunması gibi)

Posted on Kasım 19th, 2007 by sevinc  |  No Comments »

Diş Dolguları

Diş çürükleri tespit edildikten sonra, zaman kaybedilmeden tedavi edilmesi gerekir. Diş çürüklerinin tedavisi dolgu ile yapılır. Dolgu, çürüğün temizlenmesini takiben, estetik ve fonksiyonun sağlanabilmesi amacıyla, oluşan boşluğun uygun maddelerle kapatılarak, dişe çürümeden önceki doğal biçimini vermeye yönelik bir uygulamadır.

Kullanılacak dolgu maddesi seçilirken dişin konumu ve işlevi gözönünde tutulur. Çiğneme işlevi temel olarak azı dişleri bölgesinde gerçekleştiği için, bu dişler daha fazla basınca maruz kalır. Bu nedenle azı dişlerine dolgu yapılırken, ön dişlere göre daha dayanıklı dolgu maddelerinin kullanılması gerekir. Ön dişlerde ise, mümkün olduğunca dolgunun fark edilmemesi için, dişin rengiyle uyumlu renkte bir dolgu maddesi tercih edilir.

 AMALGAM DOLGULAR

Amalgam dolgular, gümüş dolgular olarak da bilinir. Amalgam, gümüş, kalay ve bakır alaşımının civa ile karıştırılması sonucu elde edilir. Amalgam dolgular yaklaşık 150 yıldır kullanılmaktadır.

 Amalgam Dolguların Avantajları:

En ucuz ve en uzun ömürlü dolgu maddesidir.
Diğer dolgu maddelerine göre daha kısa zamanda uygulanabilir. 

Amalgam Dolguların Dezavantajları:Estetik değildir.
İçindeki civaya karşı allerji söz konusu olabilir.
Amalgam dolgunun içeriğindeki civa konusunda tartışmalar mevcuttur. Ancak, civa amalgamın içindeki diğer metallerle birleştiği için, kimyasal yapısı değişir ve zararsız hale geçer.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Amalgamın sertleşmesi ortalama 2 saat sürdüğü için, amalgam dolgunun yapımını takiben, 2 saat süreyle birşey yenmemesi gerekir. Bu süre geçmeden birşeyler yenirse, dolgu tam sertleşmediği için, üzerine gelen kuvvet sonucunda kırılabilir.

Amalgamın üzerinde zamanla korozyon tabakası oluşur. Bunu önlemek için, amalgamın cilalanması gerekir. Ancak cila işlemi dolgu yapıldıktan 24 saat sonra gerçekleştirilebilir.

Ağızda fazla miktarda amalgam dolgu mevcutsa, çatal gibi bir metal ağızdayken elektriklenmeden dolayı hassasiyet söz konusu olabilir. Eğer hassasiyetin bu nedenle oluştuğu kesin olarak tespit edilebiliyorsa, metal olmayan bir dolgu maddesi ile değiştirilebilir.

KOMPOZİT (DİŞ RENGİ) DOLGULAR

Kompozit dolgular diş renginde oldukları için, beyaz dolgu olarak da adlandırılırlar. İlk geliştirildiklerinde sadece ön dişlerde kullanılabilmelerine karşın, zamanla çiğneme kuvvetlerine dayanıklılığı arttırılıp, aşınma miktarları azaltıldığı için, artık arka dişlerde de kullanılabilmektedir.

Kompozit Dolguların Avantajları

Kompozit dolguların en büyük avantajları estetik olmalarıdır.
Dolgunun yapımını takiben hemen cilalanabilirler.
Sadece çürüklerin restore edilmesi için değil, dişlerin rengini ve biçimini değiştirerek, kozmetik işlemler için de kullanılabilir.

 Kompozit Dolguların DezavantajlarıKompozit dolgular tabaka tabaka uygulanır ve özel bir ışık ile sertleştirilir. Bu nedenle amalgama göre yapımı daha uzun sürer ve daha zordur.
Fiyatı amalgamdan daha pahalıdır.
Her ne kadar son zamanlarda kompozit dolgular oldukça dayanıklı hale getirilse de, amalgam kadar dayanıklı değildir.
Uzun zaman içerisinde renk değişimi görülebilir.
 
Dikkat Edilmesi Gerekenler

Geniş dolgularda ısırırken dikkatli olmak dolgunun ömrünü uzatacaktır.
Kompozit dolgular iyi cilalansalar da, zamanla yiyecek ve içeceklere bağlı olarak renk değişimi görülebilir.
Amalgamda olduğu gibi, dolgunun yapımını takiben 2 saat yemek yememe gibi bir sınırlandırma yoktur.
Aşınma nedeni ile restore edilen dişlerde, çok sert diş fırçası kullanılmamalı ve fırçalama metoduna dikkat edilmelidir.

Posted on Kasım 19th, 2007 by sevinc  |  No Comments »

Diş Çekimi

Diş çekimi nedir?

Koruyucu tedavi yöntemleriyle kurtarılmasına imkan olmayan dişlerin ağız içerisinde uzaklaştırılmasıdır.

Diş çekimi öncesinde hasta tarafından bilinmesi ve uygulanması gerekenler:

Herhangi bir sistemik rahatsızlığınız (kalp hastalığı,şeker,yüksek tansiyon,kanama problemi) bulunuyorsa bu hastalığınızı hekiminize bildiriniz.
Bu hastalıklara bağlı olsun ya da olmasın,düzenli kullandığınız ilaçları mutlaka hekiminize bildiriniz.
Diş hekiminizin size çekim öncesinde ve sonrasında verdiği ilaçları düzenli ve saatinde kullanınız.Aklınıza takılan herhangi bir konuda diş hekiminize ulaşmakta tereddüt etmeyiniz.
Diş çekimi yahut cerrahi işlem öncesinde dişlerinizi düzenli fırçalayınız ve antiseptik gargara yapınız.
Diş çekimi esnasında hiçbir şekilde ağrı hissetmeyeceksiniz,buna karşın baskı hissi ve çalışma alanından gelen seslere karşı mümkün olduğunca sakin olunuz.Gerekirse doktorunuzun kontrolünde sakinleştirici kullanabilirsiniz.

Diş çekimi ve cerrahi işlem sonrası uyarılar,yapılması gerekenler:

Ağzınızı en az yarım saat boyunca çalkalamayınız,iki saat boyunca hiçbir şey yiyip içmeyiniz
Diş hekiminizin önerisi doğrultusunda operasyon sahasına dışarıdan soğuk kompres yapınız.
Konulan tamponu yarım saat boyunca sıkıca ısırınız.Çekimi takip eden saatlerde sık tükürmeyiniz. Çekim yarasını kurcalamayınız ve bir gün boyunca üzerinde yemek yemeyiniz.
Diş çekimi sonrasında 6-24 saat boyunca sızıntı şeklinde kanamanız olabilir.Bu kan tükrüğünüze karışıp onu boyar ve size çok kanamanız varmış gibi gelebilir.Endişelenmeyiniz ve çok kanamanız olduğuna kanaat getirirseniz diş hekiminize başvurunuz.
Sıcak şeyler yiyip içmeyiniz.Soğuk ve ılık yiyecek ve içecekler tercih ediniz.Sıcak banyo yapmayınız,sıcak ortamlarda bulunmayınız,güneşte dolaşmayınız.
Dişlerinizi düzenli olarak fırçalayınız ve ağzınızı temiz tutunuz.çekim bölgesini yumuşak fırçalayınız.
En az 5 gün boyunca sigara içmeyiniz.Sigara çekim bölgesini iyileşmesini geciktirmekte ve enfeksiyona sebep olmaktadır.
Bir hafta boyunca havuza girmeyiniz.
Uyuşukluğun geçmesini takiben ağrınız olursa diş hekiminizin size tavsiye edeceği bir ağrı kesiciyi kullanabilirsiniz.Aspirin kullanmayınız.
Diş hekiminiz tarafından size verilen ilaç ve gargaraları düzenli ve saatinde kullanınız.
Eğer operasyon bölgesine dikiş atıldıysa bir hafta sonra dikişlerinizi aldırmak için diş hekiminize başvurunuz.
Yüzünüzde şişme (kemik cerrahisi hariç), şiddetli ağrı,ve 24 saati geçen şiddetli kanamanız olursa vakit geçirmeden diş hekiminize başvurunuz.

Posted on Kasım 19th, 2007 by sevinc  |  No Comments »

Diş Beyazlatma

Günümüzde dişlerin görünümü ve gülümseme, sosyal ilişkilerde oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, dişlerdeki renk ve şekil bozuklukları kişide psikolojik rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Diş hekimliğinde restorotif ve estetik materyallerin gelişmesiyle , bu tip estetik problemlerin bir çoğu ucuz, pratik ve zararsız metodlarla çözümlenebilmektedir.

DİŞ BEYAZLATMA - BLEACHING NEDİR?

Bleaching (diş beyazlatma) işleminde, dişin mine ve dentin tabakalarına nüfuz edilerek bu bölgelerde oluşan renklenmeler kaldırılıp, dişin rengi istenilen tona kadar beyazlatılabilmektedir.

DİŞ BEYAZLATMA - BLEACHING İŞLEMİ NASIL UYGULANIR?

*Diş hekiminiz ağzınızdan ölçü alır. Bu ölçü ile laboratuvarda size özel silikon kalıplar hazırlanır.
*Çene ve diş yapınıza özel olarak hazırlanmış silikon kalıplar ağzınıza adapte edilir ve kontrolleri yapılır.
*Diş hekiminiz dişlerinize uygun beyazlatıcı ilacı seçer ve doz ayarlaması yapar.
*Diş hekiminizin belirlediği zaman süresince (günde 2-8 saat) silikon kalıplar sizin tarafınızdan dişler üzerine takılır. *Genellikle, pratik olduğu için gece uyku süresince takılması tercih edilir.
*Bu uygulamaya, renklenmenin derecesine, istenilen renk tonuna ve hastanın yaşına göre 7-15 gün devam edilir.
*Bu süre zarfında dişhekiminiz düzenli olarak kontrol ederek, gerekirse ilaç dozu, kullanım miktarı ve süresini değiştirecektir. 
 
DİŞ BEYAZLATMA - BLEACHING GÜVENLİ BİR UYGULAMA MIDIR?

Yapılan araştırmalara göre, diş hekiminizin belirteceği hususlara düzenli uyulduğu taktirde, bleaching kesinlikle güvenli bir uygulamadır. Dişlere ve dişetine hiçbir zararı yoktur.

 BEYAZLATMA - BLEACHING TEDAVİSİNİN ZORLUKLARI NELERDİR?

Sigara kullanıyorsanız, slikon plaklar ağzınızdayken sigara içmemeniz gerekmektedir. Tedavi süresince hafif sıcak-soğuk hassasiyeti gelişebilir. Ancak dişler üzerine flor uygulanarak bu problem bertaraf edilir.

Posted on Kasım 19th, 2007 by sevinc  |  No Comments »

Diş Röntgeni

Diş röntgeni dişlerin, kemik ve dişetlerinin klinikte muayene ile görünmeyen kısımlarını göstermeye yarayan bir resimdir.

Çocuğumdan ne amaçla diş röntgeni çekiliyor?

Diş röntgeni dişhekiminin dişler yada çenelerle ilgili problemleri teşhis etmesine yardımcı bir yöntemdir. Örneğin ağız içi muayene ile sadece büyük çürükler teşhis edilebilirken, röntgenle başlangıç çürükleri tespit edilebilir. Ya da ağızdaki absenin hangi dişten kaynaklandığı, dişlerdeki yapı bozuklukları, kök kırıkları, kist ya da tümörler röntgenle tespit edilebilir.

Diş röntgeninin çocuğuma zararı var mıdır?

Modern teknik ve metotlarla çekilen diş röntgeninden yayılan radyasyon minimal düzeydedir. Bu nedenle de diş röntgeninden yayılan radyasyonun çocuğa bir zararının olması söz konusu değildir. Aksine teşhis açısından röntgenden elde edilen fayda çok fazladır.

Kaç çeşit diş röntgeni çekilebilir?

Esas olarak ağız içi ve ağız dışından olmak üzere iki çeşit diş röntgeni çekilebilir. Ağız dışından çekilen röntgenlerde film ağız dışına yerleştirilirken, ağız içinden çekilen röntgenlerde film ağız içine yerleştirilir. Genel olarak ağız içine yerleştirilen filmler birkaç diş ve çevre dokular izlenebilirken, ağız dışına yerleştirilen filmlerle çene kemiklerini de içine alan daha geniş bir alan izlenmektedir.

Posted on Kasım 19th, 2007 by sevinc  |  No Comments »

Bruxism ( Diş Sıkma - Diş Gıcırdatma )

DİŞ SIKMA - DİŞ GICIRDATMA NEDİR?

Diş sıkma ve diş gıcırdatma genellikle uyku sırasında, çoğunlukla da hastanın farkında olmadan yaptığı aşırı çene hareketleridir. Son yıllarda, şehir hayatının getirdiği zorluklar ve stresli yaşam sonucunda toplumumuzda çok sık görülmeye başlanmıştır. Bu alışkanlığa sahip bireyler genellikle bu durumdan haberdar değildir.

DİŞ SIKMA - DİŞ GICIRDATMA NEDEN OLUŞUR?

Duygusal Stresler:

Stresli hayat tarzı, diş sıkma ve diş gıcırdatmanın en önemli nedeni olmakla birlikte, bu durumu hızlandırıcı bir faktördür. Vücudumuzda, stresin oluşturduğu etkileri görebileceğimiz ilk yer ağız ve diş bölgesidir. Aşırı titiz, hassas, sinirli bir yapıya sahip olmak da diş sıkma ve diş gıcırdatmada etkili bir faktördür. Zorlu bir durumla karşılaşıldığında moral vermesi için söylenen sık biraz dişini deyimi günlük konuşmada yerini almıştır.

Malokluzyon:

Dişlerin dizilimindeki bozukluklar yani malokluzyon, bruksizmin diğer bir nedenidir. Dizilimdeki bozukluklar gelişim sırasında oluşabildiği gibi, çok sayıda üst yüzeyi aşınmış eski protez ve dolgunun varlığında da gelişebilir.

DİŞ SIKMA - DİŞ GICIRDATMANIN BELİRTİLERİ VE YARATTIĞI SORUNLAR NELERDİR?

Dişlerin birbirine sürekli teması ve sürtünmesi sonucunda dişlerin çiğneyici yüzeylerinde mine kayıpları görülür. Dişlerin çiğneyici yüzeylerinde oluşan bu aşınmalar özellikle ön dişlerde daha belirgin olur.

Diş yüzeylerinde meydana gelen aşınmaların ilerlemesi ya da hızlı gelişmesi sonucunda dişlerde hassasiyet, yani soğuk ve sıcağa karşı aşırı duyarlılık gözlenebilir.

Diş gıcırdatma sonucu ön dişlerin kesici kenarlarında ve arka dişlerin çıkıntılı kısımlarında mikroçatlaklar oluşur. Bu çatlaklar zamanla büyüyerek dişlerde kırılmalara neden olabilir.

Diş sıkma ve diş gıcırdatmanın dişeti hastalıkları ve yanlış diş fırçalamayla birlikte görülmesi halinde, dişetlerinde çekilme ve diş sert dokuları üzerinde çentikler oluşmaktadır. Bu çentikler hassasiyet ve aşırı duyarlılığa yol açtıkları gibi, dişin kırılmasına de neden olabilir.

Diş gıcırdatma alışkanlığının uzun yıllar devam etmesi sonucunda dişlerde sallanmalar başlayabilir. Özellikle bir yada birkaç dişe fazla kuvvet gelmesi durumunda, ilgili dişlerde ağrı görülebilir ve zamanla bu dişler kaybedilebilir.
Gece boyu süren çene aktivitesine bağlı olarak, sabahları yorgun kalkma, başağrısı, şakak ve yanak bölgesinde kas ağrısı görülebilir.

Çene eklemine aşırı yük gelmesi sonucunda eklemde kilitlenme, çıtırtı sesleri ve ağrı olabilir.

Sürekli ısırmaya bağlı olarak, yanak içinde dişlerin birbirleriyle temas ettiği hizada, sürekli ısırmaya bağlı olarak
irritasyonlar ve beyaz çizgi şeklinde bir hat gözlenebilir.

Bu belirtilerin hepsi yada birkaçı diş sıkma ve diş gıcırdatmanın başlamasından hemen sonra gözlenmez. Belirtilerin ortaya çıkması rahatsızlığın şiddetine göre uzun yıllar sürebilir. Bazı durumlarda ise çok az belirti görülür. 
 
DİŞ SIKMA - DİŞ GICIRDATMANIN TEDAVİSİ

Bu rahatsızlıkta tedavinin birinci amacı, çene ekleminde geri dönüşümsüz zararlar bırakan, normal dışı çene hareketlerini engelleyerek çene eklemini korumak, varsa ağrıyı ortadan kaldırmak ve dişlerin aşınmasını engellemektir. Bu amaçla, hastanın gece uyurken takacağı, dişlerine uygun olarak hazırlanan silikon plaklar kullanılmaktadır. Plak uyku esnasında dişlerin birbiriyle direkt temasını keserek aşınmayı engellemekte, böylece çene eklemini rahatlatmakta ve ağrıyı ortadan kaldırmaktadır. Ancak şiddetli vakalarda gece plağının yanısıra stresi azaltmaya yönelik tedaviler, kas gevşetici ve uyku düzenleyici ilaçlar kullanılması gerekebilir. Bu tip rahatsızlıklarda dengeli bir diş teması ve çene hareketlerinin sağlanması için, eski yada hatalı yapılmış dolgu ve protezlerin yenilenmesi ve mutlaka eksik olan dişlerin uygun görülen protez uygulamalarıyla tamamlanması gerekir.

Posted on Kasım 19th, 2007 by sevinc  |  No Comments »

Diş Macunu

Günümüzde değişik özellikler gösteren diş macunları piyasaya sürülmektedir. Diş macunlarının içine çeşitli maddelerin ilavesiyle, plak, çürük, diştaşı ve hassasiyet önleyici etkiler geliştirilmeye çalışılmaktadır. Floridin çürük önleyici veya çürük oluşumunu azaltıcı etkisi kanıtlanmıştır. Bu nedenle floridli diş macunları tercih edilmelidir.

Diş macunu leblebi tanesi büyüklüğünde, diş fırçası kılları arasına yerleştirilmeli ve diş fırçalama süresince diş macunun dişle teması sağlanmalıdır. Diş macunu sadece diş fırçalamayı kolaylaştırıcı bir ajandır.

Diş macununun yapısındaki partiküllerin büyüklüğü ve miktarı, diş fırçalama sırasında diş yüzeyinde meydana gelen aşınma ile doğru orantılıdır. Mümkün olduğunca aşındırıcı özelliği yüksek olan, beyazlattığı iddia edilen diş macunları tercih edilmemelidir.

Özetle uzun korumalı, floridli diş macunları kullanılmalı ve aşındırıcı özelliklerin farklı olarak uygulanması amacıyla diş macunu arada bir değiştirilmelidir.

Posted on Kasım 16th, 2007 by sevinc  |  No Comments »